AŞK ADAMI HACI BEKTAŞ VELİ

Emel Eva Tokuyan Emel Eva Tokuyan

Eğitimci & Yazar & Tai Chi Eğitmeni emeltokuyan@gmail.com TÜM YAZILARI

Adını duymuşluğumuz olsa da kendisi ile ilgili kimdir, ne demiştir bilgimiz azdır.

Birçok aşk adamında olduğu gibi… Elbette bu küçük yazı her çağda geçerli olan fikirleri anlamak için küçük bir kapı olsun diyedir. Nişabur’da 1210 yılında doğmuş Hacı Bektaş Veli. Küçük yaşta Arapça, Farsça öğrenmiş, Kur’an-ı Kerim ve dini bilgilere hâkim olmuştur. Yirmi sekiz yaşına kadar hocası Lokman Parende’den dersler almış, bilgiyi Anadolu’ya yaymak için yola koyulmuştur. Önce Mekke ve Medine’ye gidip Hacı olmuş, sonra Nevşehir’e yerleşmiştir.

Dergâha kadınları da kabul etmesi ve kendisinden sonra bir kadına emanet etmesiyle de Hacı Bektaş, diğer mutasavvıflardan büyük ölçüde ayrılır. Hayatının sonuna kadar Nevşehir’de kalan Hacı Bektaş’ın kurduğu ve eğitim verdiği dergâhında yetiştirdiği öğrenciler Anadolu’nun diğer şehirlerinde ve Balkanlarda öğretinin yayılmasını sağlamıştır. Hacı Bektaş’ın etkilediği kişilerden biri de tasavvufun en büyük isimlerinden Yunus Emre’dir.

Hacı Bektaş’a göre âlem belli yasalara göre işler. İnsan bunları bilmeli e buna göre yaşamalıdır. Ona uymadığı zaman insan acı çeker:

Aşk dedikleri Allah ateşidir ki bütün âlemi içine alır. O ateşin ocağı da erenlerin gönlüdür. Kişiyi aşktan alıkoyan tek engel dünya sevgisidir. Kalbini dünya sevgisiyle dolduranlar devamlı onu elde etmek için mücadele eder. Dünyaperestler hiçbir zaman ondan ayrılmazlar. Fakat dünyayı tam manasıyla elde etmek de mümkün değildir. Dünyayı zahmetle elde ederler, hasetle muhafaza ederler, hasretle ellerinden çıkarırlar. Dünya, Müslümanların birbirleriyle mücadele etmelerine değmeyecek kadar değersizdir. Değerli olan bir şey varsa o da, Allah ve Allah’ın yarattıklarına sevgi duymaktır. Kalpte duyulan Allah ve insan sevgisi davranışlara da sabır, tahammül, hoşgörü ve fedakârlık olarak yansır.”

Hacı Bektaş’ın öğretisindeki dört kapı; Şeriat, Tarikat, Marifet ve Hakikat kapılarıdır. Her kapı on makamdan oluşur. Makamlar, takipçinin olgunluk aşamasını temsil eder.

“Şeriat Kapısı Hacı Bektaş şeriat kavmini Abidler (her şeyi ibadetten bekleyenler) olarak isimlendirir. Bu kimseler ibadetlerin şart, fakat yeterli olmadığını bilmezler. Bunun ötesine geçemezler. Hacı Bektaş’a göre “Bunlar avam topluluğudur. Halleri birbirlerini incitmektir. Kibir, haset, kin, düşmanlık, cimrilik, bunlarda bakidir.” Şeriat kavmi rüzgar kavmidir..

Tarikat Kapısı Yolun kuralları, ilkeleri bu aşamada öğrenilir, yola girilir. Tarikat kavmi bu dünyada kendilerini bilerek yakan kişilerdir. Bunlar ateş kavmidir. Sürekli olarak Allah’ı zikir halindedirler. Kendilerini insanlık için faaliyete sokmuş, bütün gayret ve mülkünü bu uğurda harcamış, kendilerini insanlık için yakmış olan ruhlardır.

Marifet Kapısı Bu aşamada olanlara arif denir. Su kavmidir. Hem saf, hem saflaştırıcı insanlardır. Hacı Bektaş er, arif, Tanrı dostu gibi deyimlerle mükemmel insan tipini tanıtır. Kamil insan her şeyden önce, gönül dünyası kirlerden arınmış insandır. Hacı Bektaş, mükemmel insan olma yolunda dış görünüşe hiçbir değer atfetmemektedir. Sözlerimizin, giysilerimizin, ünvanlarımızın gerçekte hiçbir değeri yoktur. Yaratıcı katında ünvanımız, gönül şehrimizin temizliğine göre belirlenecektir.

Hakikat Kapısı Hakikat bir ilham makamıdır. İlham doğrudan Tanrı vergisi olarak kalpte, gönülde doğan sezgi ve bilgidir. İlham yalnızca arınmış gönüllere iner. Hakk’ı görme, sonsuzlaşma bu evrede gerçekleşir. Hakk’tan halka inilir.

Bunlar toprak kavmidir. Kamil insanı temsil ederler. Toprak, mütevazı olmayı, kimseye üstünlük taslamamayı simgeler. Hz. Muhammed’in “Bir saatlik tefekkür, yetmişyıllık ibadetten üstündür” sözü üzerine sürekli tefekkür halindedirler. Kişi bu aşamaların her birinden geçerek sonunda Tanrıya varır, erdiği sırrı da diğerlerine öğretmeye başlar. Bektaşilik bu yolla kâmil insanı yaratmayı, kâmil insanlar yoluyla da kâmil toplumu yaratmayı hedeflemiştir. Hacı Bektaş’ın dervişlere şu öğüdü, yüzyıllar sonra halen ilham vermeye devam etmektedir: “Derviş! Doğru yola git, eğri yola gitme. Doğru yola gidene Veli derler, eğri yola gidene Deli derler. Hayırlı amel işle. Helal ye, gerçek söyle. Hatır yıkma, dünya için kaygı çekme. Hakkı batılı ayır, nefsini öldür. İlim tahsil et, vücudunu ıslah et. Biliyorum deme. Yetmiş iki taifeye bir nazarla bak. Hiçbir yaratığın canını incitme. Bildiğinin daha iyisini öğren, bilmediğini öğrenmeye çalış. Bildiğini çevrene öğret. Bilgin kişinin zekâtı, bilgisini başkalarına öğretmektir. Tanrı şüphede olanı sevmez, kibirde olanı sevmez. Şefkatte güneş gibi, cömertlikte su gibi, alçakgönüllülükte toprak gibi, yola teslimiyette ölü gibi, başkalarının ayıplarını örtmekte gece gibi ol.” *

Belki de Hacı Bektaş Veli’yi anlamak için çok derin olan ve sevilen aşağıdaki dizeleri üzerinde düşünmek ve uygulama çabasına girmek yeter.

Her Ne Ararsan Kendinde Ara

Hararet nardadır sacda değildir
Keramet baştadır taçta değildir
Her ne arar isen kendinde ara
Kudüs’te Mekke’de Hacda değildir

Sakın bir kimsenin gönlünü yıkma
Gerçek erenlerin sözünden çıkma
Eğer insan isen ölmezsin korkma
Aşığı kurt yemez uçta değildir   /H. B. Veli

*aktiffelsefe araştırma grubundan alıntıdır.

Emel Eva Tokuyan

 


Bu yazı 769 kez okundu
Eklenme Tarihi: 21.11.2018
YAZARIN DİĞER YAZILARI